Toplam 2 adet sonuctan sayfa başı 1 ile 2 arası kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Title
    Emekli Üye
    Üyelik tarihi
    01.Ocak.1970
    Yaş
    41
    Mesajlar
    673
    Tecrübe Puanı
    50

    Standart TÜRK HALK MÜZİŞİ KIRIK HAVA TÜRLERİ, BÃ

    Halay

    Halk aşzında halay, haley, aley, halley gibi söyleyişleri de olan halaylar, Orta Anadoluââ?¬â?¢dan başlayarak Doşu Anadoluââ?¬â?¢ya ve Güney-Doşu Anadoluââ?¬â?¢ya kadar uzanan bir sahada görülen en yaygın oyunlu halk müzişi türlerimizdendir. Anadolu dışında Azerbaycanââ?¬â?¢ın Lenkeran ve Masllı bölgeleriyle, Türkmenlerin yoşun olarak yaşadışı Kuzey Irak sahasında da karşımıza çıkar.

    Halaylar, daha ziyade gruplar halinde kadın, erkek ve kimi yerlerde de kadın-erkek bir arada oynanan oyunlu türkülerdir. Kimi yörelerde başımsız ezgiler halinde, kimi yörelerde de birbirine başlı, sıralı süit tarzında oynanarak seslendirilir. Sıralı seslendirmede ritmik, melodik deşişimler, melodik köprüler, güfte deşişimleri, konu deşişimleri öve figüratif deşişimler ortaya çıkar. Bu deşişimlerin olduşu her bir iç bölümde, bir tempo farklılışı da olur. Halk aşzında bu tür bölümlemelere (geçişlere): aşırlama/aşırlaması, ikileme/ikilemesi, üçleme/üçlemesi, yanlama/yanlaması, hoplama/hoplaması, hoplatma/hoplatması, sıçrama/sıçraması, sıçratma/sıçratması, yelleme/yellemesi, yeldirme/yeldirmesi gibi adlar verilir. Bölümleri meydana getiren ezgiler, farklı ortamlarda, başımsız ezgiler halinde de seslendirilir.



    Bar

    Yurdumuzun Erzurum, Kars, Gümüşhane, Bayburt, Aşrı gibi yörelerinde görülen kimi oyunlu türküler Bar olarak adlandırılır.

    Bunlar da, kimi halaylar gibi, sıralı olarak, birbirine başlı müziklerle oynanır. Ancak, barlar, başımsız ezgi kuruluşları içinde, çoşunlukla tek bölümlü bir biçim yapısında olup, bu yönüyle, çok bölümlü kimi ezgilerden farklılık gösterir. Bölgede, ya baradı verilen ya da bir kelimeye başlı olarak kullanılan barsöyleyişi; kullanıldışı alanlardaki müzik karakterleri yönünden, benzer ezgi biçimlerini ve tarzlarını çaşrıştırmaz. Şehir muhitinde oynanan oyunlarla, kırsal alanlarda oynanan oyunlar da kısmen birbirinden farklıdır. Şehir, kasaba gibi yerleşik alanlarda kadın ve erkeklerin çoşunlukla ayrı ayrı, kırsal alanlarda ise, kimi zaman alaca ( kadın-erkek karışık) ya da yine aynı mekanda karşılıklı gruplar halinde bar veya oyun/müzik tarzı itibari ile benzeri olan oyunlar oynadıkları görülür. Buna başlı olarak, bar ve benzeri oyunların, farklı alanlardaki repertuarları ile kadın ve erkek oyunlarının repertuarları çoşunlukla birbirinden farklıdır:

    Başbar, İkinci Bar, Hançer Barı, Artvin Barı (Ata Barı), Köroşlu Barı, Nare, Naz Barı, Tamzara, Demiraşa/Temiraşa, Koçeri, Aşşahdan gelirem, Delikız, v.d. gibi oyunlu ezgiler, bölgenin başlıca bar çeşitleri olarak bilinir.



    Deme-Çevirme (Nanay-Yallı Havaları)

    Kuzey-Doşu Anadolu Bölgesiââ?¬â?¢nin bilhassa Erzurum ve Kars gibi vilayetleri ve yakın çevresini içine alan bir sahanın oyunlu ezgileri arasında, nanay ya da yallı olarak adlandırılan vokal, vokal-enstrumantal ve kimi zaman da enstrumantal tarzdaki havaların özel bir yeri vardır.

    Bunlar, çoşunlukla sözlü ve oyunlu eserlerdir. Cinsiyete dayalı ya da özel amaçlı gruplamalar yapılarak ve karşılıklı müzikli şiirler söylenerek, adeta eşlenceli bir yarışma yürütülür. Bu esnada gruplar, yanaşık düzende; yine çoşunlukla bulundukları çeşitli hareketlerle salınarak, oyunlarını oynarlar ve kimi zaman vokal olarak, kimi zaman da vokal-enstrumantal tarzda, türkülerini söylerler. Bu çeşit havaların en önemli özelliklerinden biri, genellikle oyuncuların içinde bulunan herhangi birisi tarafından seslendirilen güfte-bilhassa güftenin satırları içinde yer alan kelime grupları, satırların son kelimeleri, satırların son heceleri, satırlara başlanan çeşitli terenümler ya da bir bütün olarak kıtââ?¬â?¢anın tamamı;grup ya da rakip grup tarafından belirli bir ton üzerinden-özellikle karar sesi, üçlüsü ya da dörtlüsü üzürinden-alınarak tekrarlanır. Bu esnada ilk sözü söyleyen kişi ya da grup, sözü uzatarak bitirir ve bu uygulama sınırsız ölçüde; oyuncuların söz söyleme yeteneklerine başlı olarak oyun boyunca ya da yarışma boyunca sürdürülür.

    Kimi kaynaklarda nanay/nanay havaları; şiir içinde geçen nanay terennümüne başlanmaktadır. Yallılar da çoşunlukla, enstrumantal eserler olarak zikredilir. Ancak, halk aşzında nanay ve yallı terimlerinin birbirine karıştırıldışı ve bu tanımlamaların da yukarıda özelliklerini anlattışımız konuyu tam olarak karşılamadışı görülür. Buna karşılık Azerbaycan anonim halk sanatında yallılar, enstrumantal tarzda oyunlu ezgiler olarak bilinir. Karşılıklı söz söyleme esasına dayalı bu çeşitli oyunlu türkülere, civar yörelerde deme-çevirme adı da verilir.



    Horon / Horan / Horum

    Doşu Karadeniz Bölgesinin Trabzon, Rize, Giresun illeri dahilinde ve tesiri altında kalan yakın alanlarda görülen, oyun müzik türlerini genel adıdır.

    Kadın, erkek ya da alaca ( kadın-erkek bir arada ) oynanabilir. Açık ya da kapalı alanlarda, çoşunlukla kemençe, davul-zurna, tulum ya da kaval eşlişinde seslendirilir. Sözlü yada enstrumantal tarzda görülen horon havaları, genel bir söyleyişle ülke genelinde en hızlı tonlanan ritmik karaktere sahip ezgiler olarak dikkat çeker.

    Doşu Karadeniz Bölgesiââ?¬â?¢nin horon karakterinde olan başka ezgi çeşitleri de vardır. sözgelimi, tıpkı aşık sanatında olduşu gibi, çoşunlukla kemence eşlişinde itricalen söz söyleyen ve bunu yöresel müzik kalıplarına döşeyerek ifade eden halk sanatkarlarının bir karşılık beklemeden okudukları türkülere atma türkü denir. Atma türkü, çoşunlukla dörtlükler halinde ( kimi zaman ikilik, üçlük beylik, altılık, sekizlik satırlardan meydana gelen kıtââ?¬â?¢alarla ), mani kafiyezinde ( ya da kendine has bir kafiye yapısı içerisinde. Zira; kıtââ?¬â?¢a içinde satır sayısı deşiştike kafiye yapısı da deşişir ) olur. Atma türkü söyleyenin, eşer bir rakibi varsa ve karışıklı söz söyleme ( yarışmasına ) havasına girişilmişse, buna atışma ya da karşı-beri adı verilir.

    Bu gölgede, belirli bir konu etrafında, uzun manzumeler halinde, kıtââ?¬â?¢aların birbiri ardına başlanarak, yine çoşunlukla kemençe eşlişinde söylenmesine ise destan denir. Bunlar, çoşunlukla mani dörtlüklerine dayalı olarak icra edilirler. bu çeşit destanların kimileri bir usul etrafında okunduşu gibi, kimileri de serbest bir ritmde okunabilir. Ayrıca, serbest ritmli bir ezgi ile ve serbest vezinli güftelerle okunan ve uzun uzadıya bir mensur anlatım hissi veren ve yörede yine destan olarak adlandırılan mahalli havalar da vardır. bu çeşit destanların da, ardına mani dörtlüklerinin başlanması ve usullü bir kısma geçilmesine doşraması denir. Serbest ritmden usullü kısma geçiş ise düzerleme olarak adlandırılır.



    Zeybek

    Yurdumuzun Ege Bölgesi içinde yer alan, Teke Bölgesiââ?¬â?¢ni de içine alan ve Toroslara kadar uzanan bir sahanın karakteristik oyunlu türkülerinin başında Zeybekler gelir. Bunlar bir çeşit tarihin sis perdesi altında kalmış bir askeri disiplin, meydan okuma, yişitlik, cesaret, savaşçılık gibi hamaset içeren duygularla çalınan ve oynanan müziklerdir. Daha ziyade bir kişi tarafında solo-adına tek oyun da denir-, ikili ya da gruplar halinde oynanan zeybekler, aşır zeybek, kıvrak zeybek gibi belli ölçüde oyun ve müzik temposuna başlı olarak yapılan adlandırmalarla da tanımlanır.

    Zeybek oyunları, çoşunlukla erkek oyunlarıdır. Kimi yörelerde kadınlar arasında bu oyunları oynayanlara da tesadüf edilir. Buna karşılık, zeybek karakterini andıran başka kadın oyunları da vardır.

    Zeybekler, dokuz zamanlı periodlara başlı oyunlardır. Başlıca zeybek çeşitleri: Harmandalı, Kerimoşlu, Kocaarap, İnce Mehmed, Gökçen Efem, Avşar Zeybeşi, v.s...



    Seymen Havası

    Orta Anadolu ve Orta Karadenizââ?¬â?¢de ( Ankara, Kastamonu, Safranbolu, Çankırı v.d.) görülen, zeybek karakterindeki kimi oyunlu ezgilere Seymen Havası adı verilir: Sepetçioşlu, Ankara Zeybeşi (yörede böyle adlandırılıyor), Çıkabilsem şu yokuşun başına, Beyler bahçesi, Aç kapıyı ben geldim, Vara vara vardık başa (Kolcu başı türküsü) v.d. gibi türküler, başlıca seymen havası çeşitlerindendir.




    Teke Zotlatması (Teke Zortlatması)

    Teke Bölgesiââ?¬â?¢nde karşımıza çıkan oyunlu müzik türlerindendir. Bilhassa Burdur, Isparta, Denizli ve civar yörelerde yoşunluktadır. Ya kadınlar, ya da erkekler tarafından oynanır. Zeybek karakterinde görülmekle birlikte, teke zotlatmaları; hızlı tonlanan doşuz zamanlı oyunlar olarak deşerlendirilebilir ve 16ââ?¬â?¢lık birimlerle yazılır. Yörede dokuzun deşişik tiplerinin kullanıldışı hızlı tonlanan başka oyunlar da vardır ve bunlara Dımıdan, Gakgili,Dattiri, gibi adlar verilir. Bu adlandırmalar, adeta, ritmik farklılışa ve oyun karakterlerine başlı gibidir.




    Bengi

    Ege Bölgesiââ?¬â?¢nde: Balıkesir ve Bursa yörelerinde karşılaştışımız zeybek karakterini andıran vokal-enstrumantal ya da enstrumantal tarzdaki oyunlu türkülerdir.



    Güvende

    Balıkesir ve Bursa yörelerinde gördüşümüz bir kızım türkülü sıralı oyunlara Güvende denir.

    Bunlar, eski Türk hamaset karakteri gösteren ve çoşunlukla erkekler tarafından oynanan oyunlu türkülerdir. Güvendelerde de, tıpkı halaylar gibi; çeşitli melodik köprülerle birbirine başlanan başımsız türküler, aşırdan hızlıya giden bir tempoda oynanırlar. Kadınlar arasında oynanan güvendeler de vardır.



    Mengi

    Çukurova bölgesinde: İçel, sınırları içinde ve bilhassa Anamur, Silifke, Mut yörelerinde rastladışımız, dini ve din dışı karakterli oyunlu havalardır. Bir kızım mengiler, Alevi-Bektaşi inancına mensup yörükler, tahtacılar tarafından, semah karakterinde ve kısmen tasavvufi güftelerle de oynanır.


    Semah / Samah

    Alevi-Bektaşi inancını yansıtan ve bir çeşit ibadet müzişi sayılan oyunlu bir tür. Daha ziyade bu inanca mensup aşıkların şiirleriyle seslendirilen semahlar, halk aşzında yörelere göre farklı söyleyişlerle de adlandırılır.

    Semahlar, cem ya da muhabbet adı verilen zümre toplantılarında; en az iki kişi ay da kimi zaman daha çok kişi tarafından dönülürler. Semah dönenlere, çoşunlukla başlama ya da başlama tipinde olup da farklı adlandırılan tezeneli bir çalgı veya herhangi bir yaylı çalgı eşlik eder. Semah dönmeye; erkekler ve kadınlar ayrı ayrı veya bir arada kalkabilirler. Semahların vokal kısımları ise, zakir adı verilen bir kişi tarafından ya da toplu (cumhur) olarak seslendirilir.

    Semahlar, Alevi-Bektaşi inancını taşıyan ve farklı coşrafyalara daşılmış bulunan insanlar arasında görülür. Semah türü ezgilere ülkemizin hemen her yöresinde rastlanabildişi gibi, ülkemizi dışında da bilhassa Balkanlarda, Ege Adalarında ve Doşuââ?¬â?¢da ülkemiz dışındaki kimi yerlerde de tesadüf edilir. Bu oyunlu ezgiler, tıpkı halaylarda olduşu gibi, aşırdan başlayıp gittikçe hızlanan bir tempoya sahiptirler. Tempo farklılışına dayalı bu icra karakteri, kimi zaman çeşitli adlar verilen iç bölümlemelerde de yer alır. Ancak, iç bölümlemeleri olan semahlarda, tempo farklılıkları yanında güfte deşişimi-ki her güfte kimi zaman anonim halk edebiyatı tarzında, kimi zaman da aşık edebiyatı tarzın olur ve çoşunlukla üç kıtââ?¬â?¢adan meydana gelir-, usul ya da ritm deşişimi, modülasyon (tonal deşişim) ve en önemlisi harekete dayalı figüratif deşişim gibi başka öşeler de görülür. Tek bölümlü semahlarda ise, deşişim çoşunlukla tempodadır.

    Semahlarda tesadüf ettişimiz başlıca güfte şairleri; Pir Sultan, Pir Sultan Abdal, Abdal Pir Sultan, Abdal Musa, Kul Himmet, Kul Himmet Üstaim, Hatayi, v.d.

    Başlıca Semah çeşitleri: Kırklar Semahı, Turnalar Semahı, Dörtler Semahı, Bacılar Semahı, Armut Aşacı, Elmalı Semahı, Tahtacı Semahı/Semahları, Gülbaba Semahı, Doşruca (dobruca) Semahı, v.d...



    Deyiş

    Deyiş: Halk aşzında söylemek, dile getirmek anlamlarında kullanılır. Aşık şiirinde; aşık tarzı anlatımlara dayalı konuların, yine aşık müzişi geleneşi içerisinde dile getirildişi örneklere de genel olarak deyiş denmektedir. (Bu genel söyleyiş,sonradan profesyonel müzik camiasına ve kamuya yayılmıştır).

    Deyişlerde, toplumsal olaylar her yönü ile dile getirilir. Daha ziyade de, aşık şiirinin öşüt verici, yol gösterici konularını ve en önemlisi İslam kültürü ve felsefesini-dolayısıyla da, Alevi-Bektaşi yolu başta olmak üzere, inanç yollarının mistik-felsefi konularını içerir. Deyişler, çoşunlukla koşma tarz ve kafiyesinde karşımıza çıkar. Anonim Halk Müzişi/Anonim Halk Şiiri örnekleri arasında da, deyişadı ile adlandırılan çeşitlere rastlamak mümkündür.

    Halk arasında çeşitli konulara temas eden ya da müzik meclislerinde seslendiriliş amaç ve uygulamalarına göre özellik arz eden deyişlere, yine kullanıldışı yer ve amaca göre çeşitli isimler verilir.

    Sözgelimi, Nevruz konusunu işleyen deyişlere Nevruz/Nevruziye; Miraç konusunu işleyen şiirlere Miraçlama veya Miraciye; Muhabbet coşkusunu ââ?¬â??özellikle de dini coşkuyu-dile getiren ve Erzincan, Tunceli, Mlatya gibi yörelerde mahalli kalıp ezgiler eşlişinde söylenen deyişlere Coş(Cuş) Havası; Daha ziyade Sünni inancın dile getirildişi tekke tarzı müzikli şiirlere İlahi; Alevi-Bektaşi anancını dile getiren ilahi benzeri deyişlere Nefes; İki diz üstüne, iki elle ve bir anda belirli bir tempoda ve düzenli ritmik hareketlerle vurmak esasına dayanılarak okunan deyişlere Şaplak Havası (Erzincan,Malatya, Tunceli, Balıkesir v.s. gibi) adı verilir. Bu ve benzeri deyişlerin de kendi içinde çok sayıda çeşidi vardır ve ezgiler, ait olduşu/okunduşu yörelerin belirgin kalıp ezgilerine döşenerek, mahalli çalış ve okuma özelliklerine göre farklı kimlikte/kimliklerde olurlar.


    Karşılama

    Yurdumuzun bilhassa Ordu ve Giresun yöreleriyle, bilhassa Trakyaââ?¬â?¢nın hemen her tarafında, farklı karakterlerde görülen oyunlu müzik türlerindendir. Melodik kuruluş ritmik kuruluş ve en önemlisi oyun karakterleri yönünden birbirinden farklı olmakla birlikte, karşılamalar, çoşunlukla 9 zamanlı bir usul periyoduna sahiptirler. Bunlar, yörelere göre kadın, erkek ya da alaca (kadın-erkek bir arada) oynanabilen hareketli (yürük) ezgilerdir. Tekli, ikili, dörtlü ya da daha kalabalık gruplar halinde;çiftler tarafından oynandışında yüz yüze dönülmek suretiyle (karşılıklı) oynanır.


    Kol Havası

    Buradaki kol deyimi, Osmanlı dönemi içindeki güvenlik birimini ifade etmektedir. Sosyal yaşam içinde kimi zaman hoş karşılanmayan, kimi zaman kanun dışı sayılan, kimi zaman da şikayet konusu olan bireysel ya da toplu hareketlere müdahale etmek zorunda kalan kol güçleri, zaman zaman arzulanmayan üzücü olaylarla karşılaşmakta, silahlı çatışmalara girmekte ve neticede ölüm olayları meydana gelmektedir. Kaçakçılık ve sosyal yaşamı bozucu davranışlar, bu çeşit olayların meydana gelmesinde başlıca neden olarak görülür. İşte kimi türküler, bu çeşit olayları anlatır. Sözgelimi Ayıngacı Türküleri, bu çeşit konuları işler. Yurdumuzun, çeşitli yörelerinden derlenmiş bu çeşit türkülerden bazıları Oturak Havası tarzında ve vokal-enstrumantal olarak icra edilmekte, bazıları ise, oyun havası tarzında olup, çoşunlukla enstrumantal olarak icra edilmektedir. Sahada, Kol havası olarak adlandırılan oyunlu türkülerin/ezgilerin bir kısmında, oyunun sessizce ve gittikçe hafifleyen ve ardından da gittikçe kuvvetlenen bir nüans anlayışı içerisinde icra edilmesi, son derece dikkat çekici, karakteristik icra biçimlerinden biridir. Bu çeşit eserlerde, eserin herhangi bir yerinde hafiflemeye başlayan nüans kısmı: Kolââ?¬â?¢un- yani tehlikenin-yaklaşmakta olduşunu (mekanda bulunanların kendi anlayışlarına göre); kuvvetlenmeye başlayan nüanslar da kolun, bulunulan mekandan gittikçe uzaklaşmakta olduşunu ifade eder. Yine kimi yörelerde, içinde kol ya da kol baskınını anlatan kimi türkülere sadece baskın ya da baskın türküsü adı da verilir.


    Sürmeli (Sürmeli Havası)

    Üstad Nida Tüfekçiââ?¬â?¢nin Türk Halk Müzişi genel repertuarına kazandırdışı türkü çeşitlerindendir.

    Babası Hamdi Tüfekçiââ?¬â?¢den Nida Tüfekçiââ?¬â?¢ye intikal eden, uzun senkoplara dayalı taramalı tezenenin karakteristik bir özellik arz ettişi bu çeşit hava/havalar, halk müzişimizin en önde gelen muhabbet havalarındandır. Tüfekçiââ?¬â?¢nin deyimiyle Yozgatââ?¬â?¢ta Sürmeli olarak bilinen ezgi Sabahınan esen seher yeli mi mısrası ile başlayan ezgidir. Bu ezgi içinde geçen sürmeli, sürmelim gibi söyleyişler, muhtemelen, söz konusu ezgiye ad olmuştur.



    Yıldız Havası

    Anadoluââ?¬â?¢nun çeşitli yörelerinde rastladışımız, çoşunlukla usullü türkü çeşitlerinden biridir. Kimi yörelerde ayaklı serbest ritmli bir karakterde ya da vokal serbest ritmli olarak da karşımıza çıkar.

    Yıldız Havası denmesinin sebebi, türkü içinde anlatılır: Sarı yıldız, Mavi yıldız, evler yıkan, beller büken, kervan kıran gibi nitelemeler, türkünün dayandışı olay hakkında bizlere bilgi verir. Rivayete göre gökyüzünde parlayan yıldızın yarattışı aydınlıktan istifade ederek yoluna devam eden bir kervan, kendisine yol gösteren parlak yıldızın sönmesi ya da kaybolması sonucu yolunu şaşırarak helak olmuştur.

    Kısaca Yıldız olarak da adlandırılan bu çeşit türküler, zaman içinde oyun havası olarak da müzik meclislerinde kullanılmış ve hemen hemen her yöreye yayılmıştır. Ah gine bugün yarelendim, ya da pek çok çeşidi bulunan Yıldız akşamdan doşarsın sözleriyle başlayan türküler, ilk akla gelen yıldız çeşitlerindendir. Yozgatââ?¬â?¢da bu sözle başlayan bir yıldız çeşitlemesi kol havası adlandırılmaktadır.



    Zil Havası

    Yurdumuzun kimi yörelerinde zil havası ya da ziller havası olarak derlenen ve farklı yörelerden derlenmiş olsa da, birbirini andıran bir kalıp ezgi ile seslendirilen vokal-enstrumantal tarzda bir türkü çeşididir. Kimi yörelerde, oyunu da vardır ve zil takılarak oynanır. Adını, güfte içinde geçen zil kelimesinden alır ve türkü çoşunlukla Birini de yavrum birini/Takıver zillerin birini sizleri ile okunmaya başlanır. Beyitler halinde okunan güfte içinde zikredilen zil sayısı, her beyitte birer birer artırılarak sıralanır.


    Horo / Hora

    Bilhassa Trakyaââ?¬â?¢da ve Balkanlara yayılan bir sahada, düz ritimlerle (2 veya 4 zamanlı) oynanan türkülere genel olarak verilen addır.



    *** Bu bilgiler, İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarında Öşr. Görevlisi olan deşerli hocamız Süleyman Şenelââ?¬â?¢in hazırlamış olduşu, Türk Halk Musikisi Bilgileri Ders Notlarından alınmıştır.

  2. #2

    Title
    Dörtlük Üye
    Üyelik tarihi
    23.Aralk.2009
    Yaş
    48
    Mesajlar
    20
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Ynt: TÜRK HALK MÜZÝÞÝ KIRIK HAVA TÜRLERÝ, BÃ

    Tskler Paylasiminiz icin Hocam.

Benzer Konular

  1. TÜRK HALK MÜZİĞİNDE DİZİLER(porte üz
    Konu Sahibi bach-other Forum HALK MÜZİĞİ BİLGİLERİ
    Cevap: 13
    Son Mesaj : 11.Mays.2015, 10:06
  2. TÜRK HALK MÜZÝÐÝNDE DÜZENLER
    Konu Sahibi bach-other Forum HALK MÜZİĞİ BİLGİLERİ
    Cevap: 8
    Son Mesaj : 04.ubat.2012, 20:39
  3. Türk Halk Ezgileri Kitabinin 1.Cildi
    Konu Sahibi admin Forum Diðer Notalar
    Cevap: 12
    Son Mesaj : 03.Mays.2009, 12:44
  4. TÜRK HALK MUSİKİSİ SERBEST RİTMLİ TÜRLE
    Konu Sahibi genc-sazci Forum HALK MÜZİĞİ BİLGİLERİ
    Cevap: 9
    Son Mesaj : 28.Haziran.2008, 17:59
  5. TÜRK HALK MÜZİŞİNİN TARİHSEL GELİÃ?Å
    Konu Sahibi bach-other Forum HALK MÜZİĞİ BİLGİLERİ
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 25.Eyll.2007, 20:02

Bu Konu için TurkCoderler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •