PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : COÞUNCA AKIP GÝTMÝÞÝM



xelodo
15.Mays.2011, 00:41
COÞUNCA AKIP GÝTMÝÞÝM


Yýllar geçti gitti. Hýzlý mý, yavaþ mý pek bilemem ama, sanýrým zaman hep ayný hýzla ilerledi durdu da ben bazen onu dolu, dolu kullandým, bazen hiç önemsemedim akýþýný izledim... Kimi zaman elime geçen olanaklarý "Bu bir fýrsattýr" diyerek kullanmaya çalýþtým, kimi zaman burnumu kývýrýp, kibirle yanýndan uzaklaþtým. Kimi zaman "Yaþamasaydým" derken, kimi zaman Dünyalar benim oldu. Sevinç çýðlýklarý attým... Uzatmayalým, iniþleriyle çýkýþlarýyla sýradan bir yaþamdý geçen yýllar...
Birden ne oldu da bu öykü baþladý. O sýradan yaþam, anlatýma konu olabilecek bir olaya dönüþtü, tümüyle anýmsamýyorum. Ama gönül bu, bazen tuðrayý gözünden vuruyor... Sizin sýradan dediðiniz yaþamýnýz, birden ömür denen merdivenin üst basamaklarýna ulaþmadan kanatlanýp bulutlara eriþiyor, sevinç ve mutluluk içinde uçuþuyorsunuz. Ben burada kuþ gibi uçmaktan deðil, kelebek gibi uçuþmaktan, bir oraya, bir buraya, bir þuraya kanat çýrpmaktan söz ediyorum. Gönlüm iþte böyle uçuþuyor... Kýpýr, kýpýr yerinde duramadan, durup dinlenmeden, býkýp usanmadan uçuþup duruyor...
Eh kolay deðil. Deli gönül coþunca bir kez, onu tutmak olanaksýzmýþ. Alýr baþýný gidermiþ. Kah coþar çaðlarmýþ, kah baþýný çarpa, çarpa dolanýr yanarmýþ... Onu dizginlemek, ona "Dur hele" diyebilmek olmazmýþ. Coþtu ya bir kez! Onu izlemekten baþka bir seçeneðiniz kalmazmýþ... Kýyýya çekilip coþup çaðlamasýna, çarpa, çarpa köpük, köpük beyazlamasýna bakýlýrmýþ... Deli gönül bu: Coþar da coþar iþte... Fokurdayarak akan, köpüren sular gibi ýslýk çalan yel gibi, þakýrdayan yaðmur gibi akar, akar, akarmýþ...
- Neden coþtun birden? Ne oldu sana deli gönül?
- Sorma. Olan oldu iþte. Yaþamadýðým kadar güzel, yaþanmayacak kadar ulu bir an oldu... Çaldý gitti gönlümü... Bir þimþek, bir ýþýk: Çakýnca kör oldum. Onu izler oldum...
- Deli gönül çarpa, çarpa, coþa köpüre, sevinçle nereye gider?
- Coþtu deli gönül. Býrak hele ona karýþma...
- Ýyi ya! Nerelere gidecek? Yýllar boyu sustu da þimdi nerelere gidecek?
- Sen kim olursun da karýþýrsýn? Sen ne bilirsin de onunla uðraþýrsýn? Gönül bu: Susar, susar da coþar birden...
- Hem de ne coþma! Ne dað kaldý. Ne de ova. Sildi süpürdü her yaný...
- Yeter be dostum! Yeter! Anladým coþtu. Ama merak bendeki de. Sana ne ola?
- Ben uçtum bir kez. Býrak süzüleyim. Býrak uçmanýn keyfini yaþayayým...
- Býrakayým seni de, meraklandým bir kez... Nedir seni bu hallere koyan?
- Unut onu sen! Kimselere diyemem. Ben yýllarca bekledim. Hep mutlu olmak istedim. Yakardým. Sýzlandým. Geceleri aya, yýldýzlara seslendim. Gönlüm için dilekte bulundum. Kurttan, kuzudan, uçan kuþtan, sallanan yapraklardan, yaðmurdan ve yelden destek bekledim. Sonunda mutluluða eriþtim. Þimdi mutluluðun gizemini söyler miyim?
- Bilemem senin durumunu... Gözlerin parlamýþtý. Yüreðindeki kýpýrtýyý, soluðundaki kesintiyi görünce ola ki bir sorunu vardýr, bir otacý gerekir demiþtim... Nereden bilirim "Sevda"dýr seni coþturan, köpük, köpük akýtan...
- Olmadý iþte. Sana sevdadan söz eden oldu mu? Sevgiyi de dilime dolamadým. Bu sözcükleri nereden çýkarttýn?
- Hiç! Seni üzmek istemem. Sana durup dururken açýklama gereði duyacaðýn bir þeyler söylemiþ olmak da istemem... Ben yalnýzca...
- Nedir "Yalnýz" olan? Bir coþkuya kucak açýp sevinçle desteklemek mi? Yoksa yaþamadýðýn için mutluluðu ve sevinci yaþamýþ olana engel olmak mý?
- Ben... Hiç böyle düþünmemiþtim.
- Bence düþünmüþtün. Ama ben hemen anladým. Býraksaydým, umursamasaydým ne güzel deþerdin gönlümü... Ne güzel seçerdin düþüncelerimden iþine gelenleri... Ben coþtukça gürül, gürül, sen elindeki kovayý daldýrýp çektikçe bulanýk kumlu suyu, ne güzel çarpýtýrdýn yaþamý... O saf duygularý kendince yorumlayarak, o içten gelen sevinç ve mutluluðu yürekten yýkarak ne güzel yok ederdin...
- Öyle deme, üzülürüm.
- Üzülmemen bir yanýlgý. Sen baþtan beri üzülmesi gerekensin... Sen deðil misin bana her koþulda engel çýkaran? Her zaman beni üzecek bir neden bulan?
- Yeter! Dayanamayacaðým. Sustum iþte.
- Niye susuyorsun? Bence susmamalýsýn. Eðer hak seninse susmadan konuþmalýsýn. Yok senin hakkýn yoksa, bence baþýndan beri yoktu, bunca yýl hakkýn olmadan neden konuþtun? Neden bunca yýl konuþarak, söylenerek bana engel oldun? Beni ne sandýn? Yoksa senin çevrendekiler istediði için mi böyle davrandýn? "Onu önemseme. Çok kolay kandýrýrsýn" mý dediler? Bence sen asýl kanan kiþi olmalýsýn... Asýl sen utanmalýsýn beni kandýrmaya, karþýna almaya kalktýðýn için...
- Hiç bu biçimde bakmamýþtým.
- Bakamazdýn. Hala baktýðýný da sanmýyorum. Sen esen yele göre yön deðiþtiren bir yelken gibisin. Onunla kabarýp gövde gösterirsin. Kendi baþýna soluk, durgun ve düþkünsün. Rüzgar olmasa beþ para bile etmezsin... Beþ para nedir bilir misin? Nereden bileceksin... Tarihteki en küçük para birimi olduðunu nereden bileceksin...
- Yapma. Aþaðýlama beni. Baþkalarý da mý böyle düþünüyor?
- Sanýrým evet! Belki de çok daha kötüsünü... En acýsýný seçmiþ olmalarýnýn önemli bir nedeni olmalý.
- Önemli olan nedir ki?
- Paraya tapanlar için bile bir deðer taþýmýyorsun.
- Bu kadar kötü bir insan mýyým?
- Ýnsan olup olmadýðýný bilemem. Ýnsan olanýn bir deðeri olurdu. Ona saygýyla bakan birileri olurdu... Deðil mi ki paraya tapanlar bile sana bakmaz, onlarýn gözünde bile bir deðerin yoktur, senin için deðersizsin diyebilirim. Senin bu yaþamda insan olma olasýlýðýn yoktur diyebilirim...
- Yeter artýk. Ýyi ki sordum. Bitirdin beni. Ben ne yaptým sana?
- Bilmez misin ne yaptýðýný? Ben coþmuþken köpük, köpük, benden alýp kucaklasan, arkamdaki köpüklerin sönmesini beklesen, öfkemi dindirirdin... Benim gücümü karartacaðýna, benim uçuþumu körelteceðine, beni yüceltirdin... Þimdi yüce tepelere ulaþmýþken, baþým dumanlara girmiþken senin yardýmýna gereksinimim yok. Senin zararýn da bana deðin ulaþmaz. Senin söylentilerin ancak suyun dibini bulandýrýr. O da kýsa bir süre için. Yaþam da, su da berraktýr. Mutluluk bu berraklýðýn içindedir...
Ne diyeceðini bilemedi. Geldiðinde yüzüne taktýðý güleç maskeyi çýkartmýþtý. Baþýný öne eðdi. Sonra ellerini göbeðinin altýnda birleþtirip yavaþ, yavaþ oradan uzaklaþtý... Baþý da, gönlü de eðilmiþ, eski hýrçýnlýðý kalmamýþtý...
- Yine yordu beni. Hep böyle yapýyor. Ne zaman kabaran bir coþkuyla dolup taþsam bana engel oluyordu. Bu kez ben kazandým. Onu kötü yakaladým. Aklýma geleni, düþündüklerini ya da düþünmediklerini bulup hepsini söyledim. Sonunda baþardým. Susturdum onu... Bak býraktý peþimi. Uzayýp gidiyor iþte. En azýndan bugün artýk beni rahatsýz etmez. Ben de kollarýmý açar, yüreðimdeki coþkuyu dilediðim gibi saçarým.
- Tüm sevincimi ve mutluluðumu toplayýp baþýmý göðe kaldýrarak birikimlerimi aktarmalýyým.
dedikten sonra haykýrarak dizeleri sýralamaya baþladý:
Ben neyim ki benimle uðraþýrsýn.
Benim seninle bir derdim yok.
Benim derdim gönlümle...
Bir söz geçirsem ona:
Ýsterdim, suskun olmasýný
Ýsterdim, boynu bükük sessizliðini
Ýsterdim, gözleri önünde,
Arada kýsacýk kaçamaklar,
Baþkaca bir duygu olmasýn...
Kim istemez ki:
O güzel gözleri,
Kocaman kara kirpikleri,
Soluyan burun delikleri,
Al, al olmuþ yanaklarý
Titreyen dudaklarý...
Herkes ister.
Eðer kimsesizse,
Eðer ona bakan yoksa,
Eðer baþý önüne eðikse...
Yok coþku doluysa biri,
Köpükleri kovalarken
Ýzlerken peþi sýra
Yüreði kýpýrdarken
Çýkma karþýsýna:
Bakar gibi görünse de kadýn
Bil ki baþkadýr çýkarý
Vardýr nedeni severken adamýn
Ona eziyet etmesinin.
Bil ki bunu kurmaktadýr yýllardýr
Yaþam zehir olsa da, olmasa da...
Hoplaya zýplaya kumsalda Güneþin battýðý yöne doðru yürürken, çevredeki gölgelerin uzayýp uzaklaþtýðýný, bir süre sonra yok olduklarýný görüp sevinçle gülümsemeye baþladý...