PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Erken Kaybedenler..



TubaErva
01.Eyll.2012, 03:48
https://fbcdn-sphotos-b-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash3/553836_496128637081863_82390176_n.jpg


—Okul çok saçma… Öðretmenler hiçbir þey bilmiyor.

—Çok ayýp, bilmez olur mu hiç.

—Bilmiyor tabii, resim öðretmenini duydum öðretmenler odasýnda “Gece ne giysem?” diyordu.

—Kime diyordu, sana mý?

—Hayýr bana deðil, matematik öðretmenine. Matematik öðretmeni de “Puantiyeli bir þeyler giy” dedi.

—Yavrum o dersle ilgili bir konu deðil ki.

—Olur mu, matematik öðretmeni hep bize puan veriyor. Demek ki dersle ilgili.

—Ama resim öðretmeni sormuþ, Türkçe öðretmeni “Geze ne giysam?” diye sorsa anlarým.

—Soruyor ki. Sýnýfta sordu bize.

—Sýnýfta size öðretmek için…

— “Gece ne giysem?” diye…

—Hay Allah, o da mý ne giyeceðini soruyor?

—Evet, haftaya öðretmenler gecesi varmýþ.

—Gündelik þeyler sorulabilir bence. Asýl önemli olan sizi o dersle ilgili bilgiyle donatmasý, ilim irfan ýþýðý vermesi, eðitmesi, yontmasý, çaðdaþ, ilerici, yaratýcý ve kendine güven duyan bireyler haline getirmesi.

—Yontmasý mý?

—Yani þekil vermesi

—Dün sabah müdür yardýmcýsý çocuðun birine þekil verdi. Önce kulaðýndan bir parça kopardý, sonra makasla saçlarýný kesti.

—Abartma oðlum, ben þekil vermek derken eðitmek gibi, yetiþtirmek gibi söylüyorum. Yani sivri yanlarýnýzý düzeltmesi…

—Bizim sivri bir þeyimiz yok. Ýngilizce öðretmeninin var ama.

—Nedir o?

—Kafasýnda. Çok uzun, çok sivri.

—Toka mý?

— Bilmiyorum. Geçen hafta bir arkadaþýmýza doðru eðilirken baþka bir arkadaþýn dudaðýna battý. Dudaðý kanadý.

—Bunlar öðretmenlerinin bir þey bilmediðini göstermez, kaza olmuþtur.

—Çocuðun aðzýna bir toz sürdü. “Makyaj çantamda bu var þimdi, kapatýr sonuçta” dedi.

—En azýndan gayretliymiþ. Bilen insan çok belli etmez hem.

—Ama gerçekten bilmiyorlar. Biz sýnav olurken bulmaca çözmüþtü. Yarýsýný boþ býrakmýþ, yarýsý da yanlýþ.

—Hangisi?

—Çengel.

—Onu sormuyorum, kim yani?

—Basri Çengel. Sorulardan birini söyleyeyim mi? Soldan saða 5: Bir tür elbise.

—Kaç harf çýkmýþ?

—T, U, V, A, L ve E harfleri çýkmýþtý. 7 harfli.

—Ne öðretmeni bu?

—Müzik.

—Bak müzik öðretmeni diyorsun elbiseyi bilmediði için suçluyorsun. Olacak iþ mi?

—Bu öðretmen hiç konsere gitmedi mi? Düðüne? Hiç bir türk sanat müziði korosunda þarký söylemedi mi? Hadi bunlarý yapamadý diyelim, hiç mi çiþi gelmedi?

—Farklý þeyler onlar…

—Farklý þeyler, farklý þeyler… Sýkýþýnca “farklý þeyler” diyorsun. Anneme de hep böyle diyorsun.

—Anneni karýþtýrma.

—Ben de karýþtýrmak istemiyorum ama veli toplantýsý mektubunu sana vermemi o istedi, gidemezmiþ.

—Veli toplantýsý mektubu mu? Veli toplantýsý nereden çýktý þimdi?

—Gece ne giyeceklerine sizle beraber karar vermek istiyorlar galiba.

—Neden annen gitmiyormuþ?

—Alýþveriþ yapacakmýþ. Geceye o da davet edilmiþ.

—Kim davet etmiþ?

—Basri Çengel.

—O cahil dümbelek de kim oluyor!

—Müzik öðretmenim.

—Göndermiyorum geceye filan. Ulan adam daha bir T harfini yazmaktan aciz. Göndermiyorum. O alýþveriþe gidecek ben sýralara sýðmayan bir sürü salaðýn arasýna veli toplantýsýna? O gezerken ben “ay gecelayin ne giysam” diye virildeyenlere evladýmý soracaðým? Yok öyle yaðma! Gidilmeyecek alýþveriþe de hiçbir þeye de!

—…

—…

—Dedim sana, okul çok saçma.

—Evet.



Emrah Serbes