Karadenizli sanatçı 59 yaşında hastalığına
yenik düştü. Seslendirdiği Karadeniz türküleriyle tanınan
sanatçı Erkan Ocaklı, tedavi gördüğü Kartal Eğitim
ve Araştırma Hastanesi'nde vefat etti. 59 yaşındaki
Ocaklı, bir süredir pankreas kanseri tedavisi görüyordu.
16.11.2008
Erkan Ocaklı'yı kaybettik
Bir Süredir Pankreas Kanseriyle Mücadele Eden Karadenizli
Sanatçı Erkan Ocaklı, İstanbul'da Tedavi Gördüğü
Hastanede Vefat Etti.
Ocaklı'nın vefat ettiğini duyan yakınları,
sevenleri Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma
Hastanesine akın etti.
Sanatçının cenazesinin, yarın Marmara Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi Camisinde ikindi namazına müteakip kılınacak
cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığında
toprağa verileceği öğrenildi.

Yüreklere
dokunan şarkıların mimarı, Karadenizin
Aşık Veysel’i :
Memleketimizin
güzelliklerini, sorunlarını türkülerine taşıyan Erkan Ocaklı’nın türküleri ile sevdalandık, ağladık,
güldük.
Fatih Sultan Kar
1971 yılında Türk Halk Müziğine Karadeniz’den bir güneş
doğuyordu.. Elinde bağlaması, dilinde bizim ezgilerimiz ile
kültürümüzün hizmetçisi oluyor ve bir anda gönüller Taht kuruyordu.

Karadeniz
türkülerini ağırlıklı olarak kemençeyle diğer yerde
tulum ve kavalla eşlik edilirdi. İşte Erkan
Ocaklı Karadeniz müziğinde devrim
yaparcasına bağlamasıyla türkülere değişik yorum
getirip bizlere sevdirmesinin yanında sözü müziği kendine ait 250
eser ile toplam 350 esere imza attı. Dile kolay 370 eser. Bu
eserleri 40 kaset, 35 plak ve 4 long playda topladı.
Kendi deyimiyle aslen babası Asım Ocaklı
Artvin Arhavi’nin Kemer köyünden memuriyet nedeniyle 1949’un 16 Mayısında
Erkan Ocaklı Asım ve Nazire Ocaklı’dan çocuğu olarak Maçka’da
Dünyaya gelir. Annesi ve babası Artvin’in Arhavi ilçesindendir.

Daha sonra 4 kardeşi daha
olmuştur. Orman muhafaza memuru baba Asım Ocaklı’nın
tayini dolayısıyla aile Maçka’ya
yerleşir. Erkan Ocaklı
yolları taşlı dediği Maçka Coşkundereilkokulunda eğitimine başlar. İlkokulu ve ortaokulu Maçka’da
okuyan Ocaklı, bağlamayla
da ortaokulda tanışır. Ve bağlamayı çalmaya başlar.
O yıllarda ortaokulun bitmesiyle lise Trabzon’da
vardır ve Ocaklı Trabzon Lisesi’ne
kaydolarak Türkiye’nin sayılı liselerinden meşhur Trabzon
Lisesi’nde eğitime başlar. Lise sıralarında
eğitimin dışında sosyal etkinliklerde bulunan Ocaklı,
koro ve müzik çalışmalarını sürdürür. Lisenin
bitiminden sonra 1968 yılında kendi deyimiyle kurtlar sofrası
diye tanımladığı İstanbul’a gelir. Fındıkzade’dekiTrabzon Öğrenci Yurdu’na
yerleşir .Ve uzun yıllar da burada kalır. Galatasaray
Üniversitesi Kimya Mühendisliği’ne
girer. Ardından orayı bırakıp İstanbul Üniversitesi Zoobotanik
Bölümü’ne gecer.. Tıp okumak ister. Puanı
da yetmesine rağmen bu bölümü yazmadığından başka
bir bölüme girer. İstanbul müzik hayatımı çok etkiler.
Cemiyetlerde, müzikle ilgili yerlerde çalmaya başlar. 1970’li yılların
hemen başında Mine Koşan’abağlama çalar. Müzik piyasasında tanınmaya başlayınca,
yolu Unkapanı’naHarika Plak’a düşer.Harika Plak’ın
sahibi Ayhan Güçlücanadlı Oflu bir hemşehrisidir.
Yirmi yıl boyunca plakları, albümleri bu şirketten çıkar.Plaklarının
yok satması ile birlikte sinemadan teklifler alır. Altı sinema
filminde başrol oynar.Yönetmenlik de yaptı

Erkan Ocaklı’nın plaklarının kapak fotoğrafları. Erkan Ocaklı bu güne kadar 40 kaset, 35 plak ve 4 long plağa imza attı.
Sosyal içerikli filmlerde oynamak
istemesine karşın, o günlerde moda seks filmleri yüzünden
sinemayı bırakmak durumunda kalır. Samsun Fuarında sahne alır.
On beş yıl sürekli kış aylarında Avrupa da sahne aldı.
Televizyonlarda Karadeniz müziğiyle Karadeniz programları başlattı.
1990 yılında babasını, 1996’da annesini kaybetti. İki
kere evlenen Ocaklı. İki çocuk babasıdır.
Ocaklı son yıllarda, daha da
olgunlaşmanın verdiği birikimle, türkülerinde evrensel
mesajlar veriyor ve “İki tane yavrum olsun,
biri Sevda, biri Barış Özgürlüğün yollarında yarış
Ocaklı yarış”. Denizlerden karalara ulaş sevdam, ulaş
sevdam Barış dolu bir dünyada, dolaş sevdam, dolaş sevdam”
diyor.

Yüreklere
dokunan şarkıların mimarı Erkan Ocaklı Karadenizlilerin
yakasını bırakmayan Pankreas
kanseriyle mücadele ediyordu. Ona moral olmak ve kırkıncı sanat
yılını kutlamak için sevenleri Kırdar
Kongre ve Sergi Sarayı'nda
vefa gecesi düzenledi.. Salon hınça hınç doluydu, dışarısı
ise salondakilerden fazla kalabalıktı. Erkan Ocaklı sevgisi
salonlara sığmamıştı.



