0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: ZURNA  (Okunma Sayısı 568 defa)
Erdal IBILI
Yönetici
Yas : 30
Cinsiyet : Bay
Nerden : Viyana-Bingöl 12
Kayit Tarihi : Yok
Mesaj Sayisi : 1117
Üye No : 2
Rep Gücü : Karma 261
Çevrimdışı Çevrimdışı

WWW
« : 30 Nisan 2005, 01:33:25 »

[size=18]Zurna[/size]

   
     Direk üflemeli çalgıların en yaygın ve hemen hemen en sevileni
olan zuma ailesi, davul ile ayrılmaz bir bütün gibidir.

Eski Türklerin ""zuma"" adlı bir çalgıyı kullandıkları bilinirdi. Türkçe"de kelime başlarında (Z) sesinin olmaması, zuma kelimesindeki (Z) harfinin bir yansıma olduşunu gÖstermektedir. Rus ve Kafkaslar da bu çalgıyı zuma diye tanımlarlar. Çinliler ""SU-NA"" derler.
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Dede Korkut hikayelerinde zurnacı ve nakkarecilerden sÖzedilmektedir. XIV. yy. Umur Beyin askerlerine karşı Ege"de yapılan bir savaşta, davul zuma ile karşı tarafın sinirlerinin bozulduşu ve savaşın kazanıldışı tarihi bir vesikadır. Halbuki Zuma kelimesi Türkçe olup, Farsça (daşan) ile nay (düdük, boru) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.

Asım Efendinin Burhan-ı katı tercümesinde Zurnanın Farsça olduşu sÖylenmektedir. Oysa ""zur"" kÖkü ile ""na"" ekinden meydana gelmiştir. Zur kÖkü ses taklidinden başka bir şey deşildir.

İslamiyet"ten Önce zurnanın adı I.yy.da ""yuraş veya yeraş"" idi. Zurnanın gür ve yüksek frekanslı sese sahip olması çalgımızın salon yerine saha çalgısı olma Özellişini getirmiştir. Başlangıçtan zamanımıza kadar en az deşişiklişe uşramış çalgılarımızdandır. Osmanlı İmparatorluşu zamanında saray nÖbetlerinde ve savaşlarda bir çeşit ulusal bando olarak yer tutardı. Uzun yıllar davulla birlikte Özellikle Türk kÖylüsünün müzik ihtiyacını karşılamıştır.

Bazı ""anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zuma az, zurnada peşrev olmaz"" gibi Türk deyimleri, sazımızın devamını ve unutulmamasını saşlamıştır.

Zurnanın yapısı:
Zurnanın yapımında kullanılan en makbul aşaç erik aşacıdır. Bunu yanında kiraz ve zerdali"den de yapılır.

Altı tane üst ve bir tane alt delikte toplam 7 delik bulunur. Ayrıca zurnanın Ön aşız bÖlgesinde (cin veya şeytan) delişi denilen delikler bulunur. Bunlar 6 tane olup, üçerli veya karşılıklıdır.
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın

Zurnanın BÖlümleri

A. Lüle: Bu kısma lüle denildişi gibi, ""etem"" veya ""metem"" de denilir. Zurnanın nezik kısmının içine geçirilmiş aşaç veya madenden yapılma bir zıvanadır. Bu zıvananın gümüşten olanlarının ucuna yine gümüşten bir kordon takılır ve zurnanın boyuna halkalanır. Tıpkı bir nargile aşzına benzeyen etem, zuma çalanların çok Önem verdişi aletlerden birisidir. Takılan gümüş kordon bu aletin kaybolmamasını saşlamak içindir.

B. Nezik: Zurnanın aşaç kısmına başka renkte bir aşaçtan yapılmış ve monte edilmiş kısmıdır. Bu zurnanın aşzına kuvvet vererek çatlamasına yardımcı olur. Gerek nezik gerek etem istenildişi zaman çıkarılabilir. Bu ayrı ayrı muhafazasını da saşlar. Bazı zurnalarda sabit de olabilir. Fakat bunlar makbul deşildir.

C. Soluk delişi: Zurna"nın alt taraftaki nezişe en yakın delişinin ismidir. Kara Ali ismindeki zurnacı soluk delişini şÖyle anlatır . ""...Efendim soluk delişi adamın burnuna benzer. Adam oşlu ekmek yerken su içerken burnu olmazsa nefes alamaz. Bazı havalarda burundan ses çıkarır gibi zurnayı Öttürmek gerekir. O zaman bu delişe saş elin baş parmaşı ile dokunarak saşır ses çıkarırlar... "" Buna bazı Abdallar ""metem"" diyorlar.

D. Cin-Seytan delikleri: Zurnacılar zuma borusunun saş ve sol tarafında açılmış ince deliklere cin veya şeytan delişi adını verirler. Bu deliklerin ne işi yaradışı bilinmemektedir. Kara Ali ismindeki zurnacı cin deliklerinin hava almak için olduşunu sÖyledi.

E. Zurna borusu: Zurnanın ses çıkaran geniş aşzına denir. Borunun
kenarları ve üst kısmı ekseriya gümüştendir. Cura borularında iki, büyüklerde üç tane şeytan delişi bulunur.

F. Hava dÖndüren: Zurnanın deliklerine verilen isimdir. Yedi tane olan bu deliklere yukarıdan itibaren, dÖrt tanesini saş el, geri kalan üç tanesini sol el idare eder.

G. Avurtluk: Etem"e geçirilen deşirmi bir alettir. Aşaç, kemik ve metalden yapıldışı olur. Bazen kenarları yontulur. En makbul avurtluk koyunun kürek kemişinden yapılanıdır. Havanın dışarıya kaçmasını Önlemede büyük etkendir. Boy ve seslerine gÖre dÖrt çeşit zurna vardır.

1. Kaba Zurna
2. Orta Zurna
3. Cura Zurna
4. Zil Zurna.



Tüm YÖnleriyle Türk Halk Müzişi ve Nazariyatı
Dr. Atınç Emnalar
Ege Üniversitesi İzmir 1998
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=gVPo6FNlImU" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=gVPo6FNlImU</a>

Not:yukaridaki bilgiler Linkleri Görebilmeniz için üye olmalısınız.
Üye ol veya Giriş yap
www.turkuler.com
sitesinden alinmistir!
Logged
admin'adli üyenin imzasi
Gold Üyelik icin Genis Bilgi : Linkleri Görebilmeniz için üye olmalısınız.
Üye ol veya Giriş yap
*
Üye Grubu : Birlik
Yas : 19
Cinsiyet : Bay
Nerden : Arnhem/Istanbul/Giresun
Kayit Tarihi : 06 Şubat 2009, 15:01:23
Mesaj Sayisi : 7
Üye No : 9084
Rep Gücü : Karma 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #1 : 06 Şubat 2009, 15:49:46 »

zurna gibisi yok
araplarda çok zurna çaliyor Gülümseme
Logged
*
Üye Grubu : Birlik
Yas : 41
Cinsiyet : Bay
Nerden :
Kayit Tarihi : 23 Aralık 2009, 20:21:26
Mesaj Sayisi : 28
Üye No : 16320
Rep Gücü : Karma 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

« Yanıtla #2 : 23 Aralık 2009, 20:33:04 »

Tskler Paylasiminiz icin Hocam.
Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Sayfa Üretimi 1.2553 Saniyede, 41 Veritabanı Sorgusuyla