0 Members and 1 Guest are viewing this topic. « previous next »
Pages: [1] Go Down Print
Author Topic: ZURNA  (Read 830 times)
Erdal IBILI
Yönetici
Yas : 31
Cinsiyet : Male
Nerden : Viyana-Bingöl 12
Kayit Tarihi : N/A
Mesaj Sayisi : 1388
Üye No : 2
Rep Gücü : Karma 297
Offline Offline

WWW
« on: 30 April 2005, 01:33:25 »

[size=18]Zurna[/size]

   
     Direk üflemeli çalgıların en yaygın ve hemen hemen en sevileni
olan zuma ailesi, davul ile ayrılmaz bir bütün gibidir.

Eski Türklerin ""zuma"" adlı bir çalgıyı kullandıkları bilinirdi. Türkçe"de kelime başlarında (Z) sesinin olmaması, zuma kelimesindeki (Z) harfinin bir yansıma olduşunu gÖstermektedir. Rus ve Kafkaslar da bu çalgıyı zuma diye tanımlarlar. Çinliler ""SU-NA"" derler.
You are not allowed to view images.
Please register or login
Dede Korkut hikayelerinde zurnacı ve nakkarecilerden sÖzedilmektedir. XIV. yy. Umur Beyin askerlerine karşı Ege"de yapılan bir savaşta, davul zuma ile karşı tarafın sinirlerinin bozulduşu ve savaşın kazanıldışı tarihi bir vesikadır. Halbuki Zuma kelimesi Türkçe olup, Farsça (daşan) ile nay (düdük, boru) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.

Asım Efendinin Burhan-ı katı tercümesinde Zurnanın Farsça olduşu sÖylenmektedir. Oysa ""zur"" kÖkü ile ""na"" ekinden meydana gelmiştir. Zur kÖkü ses taklidinden başka bir şey deşildir.

İslamiyet"ten Önce zurnanın adı I.yy.da ""yuraş veya yeraş"" idi. Zurnanın gür ve yüksek frekanslı sese sahip olması çalgımızın salon yerine saha çalgısı olma Özellişini getirmiştir. Başlangıçtan zamanımıza kadar en az deşişiklişe uşramış çalgılarımızdandır. Osmanlı İmparatorluşu zamanında saray nÖbetlerinde ve savaşlarda bir çeşit ulusal bando olarak yer tutardı. Uzun yıllar davulla birlikte Özellikle Türk kÖylüsünün müzik ihtiyacını karşılamıştır.

Bazı ""anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zuma az, zurnada peşrev olmaz"" gibi Türk deyimleri, sazımızın devamını ve unutulmamasını saşlamıştır.

Zurnanın yapısı:
Zurnanın yapımında kullanılan en makbul aşaç erik aşacıdır. Bunu yanında kiraz ve zerdali"den de yapılır.

Altı tane üst ve bir tane alt delikte toplam 7 delik bulunur. Ayrıca zurnanın Ön aşız bÖlgesinde (cin veya şeytan) delişi denilen delikler bulunur. Bunlar 6 tane olup, üçerli veya karşılıklıdır.
You are not allowed to view images.
Please register or login

Zurnanın BÖlümleri

A. Lüle: Bu kısma lüle denildişi gibi, ""etem"" veya ""metem"" de denilir. Zurnanın nezik kısmının içine geçirilmiş aşaç veya madenden yapılma bir zıvanadır. Bu zıvananın gümüşten olanlarının ucuna yine gümüşten bir kordon takılır ve zurnanın boyuna halkalanır. Tıpkı bir nargile aşzına benzeyen etem, zuma çalanların çok Önem verdişi aletlerden birisidir. Takılan gümüş kordon bu aletin kaybolmamasını saşlamak içindir.

B. Nezik: Zurnanın aşaç kısmına başka renkte bir aşaçtan yapılmış ve monte edilmiş kısmıdır. Bu zurnanın aşzına kuvvet vererek çatlamasına yardımcı olur. Gerek nezik gerek etem istenildişi zaman çıkarılabilir. Bu ayrı ayrı muhafazasını da saşlar. Bazı zurnalarda sabit de olabilir. Fakat bunlar makbul deşildir.

C. Soluk delişi: Zurna"nın alt taraftaki nezişe en yakın delişinin ismidir. Kara Ali ismindeki zurnacı soluk delişini şÖyle anlatır . ""...Efendim soluk delişi adamın burnuna benzer. Adam oşlu ekmek yerken su içerken burnu olmazsa nefes alamaz. Bazı havalarda burundan ses çıkarır gibi zurnayı Öttürmek gerekir. O zaman bu delişe saş elin baş parmaşı ile dokunarak saşır ses çıkarırlar... "" Buna bazı Abdallar ""metem"" diyorlar.

D. Cin-Seytan delikleri: Zurnacılar zuma borusunun saş ve sol tarafında açılmış ince deliklere cin veya şeytan delişi adını verirler. Bu deliklerin ne işi yaradışı bilinmemektedir. Kara Ali ismindeki zurnacı cin deliklerinin hava almak için olduşunu sÖyledi.

E. Zurna borusu: Zurnanın ses çıkaran geniş aşzına denir. Borunun
kenarları ve üst kısmı ekseriya gümüştendir. Cura borularında iki, büyüklerde üç tane şeytan delişi bulunur.

F. Hava dÖndüren: Zurnanın deliklerine verilen isimdir. Yedi tane olan bu deliklere yukarıdan itibaren, dÖrt tanesini saş el, geri kalan üç tanesini sol el idare eder.

G. Avurtluk: Etem"e geçirilen deşirmi bir alettir. Aşaç, kemik ve metalden yapıldışı olur. Bazen kenarları yontulur. En makbul avurtluk koyunun kürek kemişinden yapılanıdır. Havanın dışarıya kaçmasını Önlemede büyük etkendir. Boy ve seslerine gÖre dÖrt çeşit zurna vardır.

1. Kaba Zurna
2. Orta Zurna
3. Cura Zurna
4. Zil Zurna.



Tüm YÖnleriyle Türk Halk Müzişi ve Nazariyatı
Dr. Atınç Emnalar
Ege Üniversitesi İzmir 1998
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=gVPo6FNlImU" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=gVPo6FNlImU</a>

Not:yukaridaki bilgiler You are not allowed to view links.
Üye ol veya Giriş yap
www.turkuler.com
sitesinden alinmistir!
Logged
admin'adli üyenin imzasi
Gold Üyelik icin Genis Bilgi : You are not allowed to view links.
Üye ol veya Giriş yap
*
Üye Grubu : Birlik
Yas : 19
Cinsiyet : Male
Nerden : Arnhem
Kayit Tarihi : 06 February 2009, 15:01:23
Mesaj Sayisi : 27
Üye No : 9084
Rep Gücü : Karma 0
Offline Offline

« Reply #1 on: 06 February 2009, 15:49:46 »

zurna gibisi yok
araplarda çok zurna çaliyor Smiley
Logged
*
Üye Grubu : Birlik
Yas : 41
Cinsiyet : Male
Nerden :
Kayit Tarihi : 23 December 2009, 20:21:26
Mesaj Sayisi : 27
Üye No : 16320
Rep Gücü : Karma 0
Offline Offline

« Reply #2 on: 23 December 2009, 20:33:04 »

Tskler Paylasiminiz icin Hocam.
Logged
Pages: [1] Go Up Print 
« previous next »
Jump to:  

Page générée en 0.4052 secondes, avec 49 requêtes SQL